"Cambridge Analytica’cılık" nedir

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Cambridge Analytica’cılık oynamak..." diyerek iktidarı uyardığı bu olay nedir?

Millet İttifakı'nın ortak cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Son 10 güne 2 gün kaldı. Son uyarımı yapayım" dedi, Fahrettin Altun'a ve ekip arkadaşlarına sesleniyorum diyerek yaptığı, " Fahrettin Altun, Serhat ve ekip arkadaşları Çağatay ile Evren; anlaşmaya çalıştığınız dark web dünyası, sizi yabancı istihbaratın eline düşürür. Cambridge Analytica’cılık oynamak sizin kapasitenizi aşar çocuklar. SON UYARIMDIR!" uyarısı Türkiye'de siyasetin gündemine oturdu.

Peki Kılıçdaroğlu'nun "Cambridge Analytica’cılık oynamak..." diyerek dikkat çektiği bu olay nedir?

Veri analizi ve stratejik iletişim alanında faaliyet gösteren eski bir İngiliz siyasi danışmanlık şirketi olan Cambridge Analytica, 2018'de dünya sisasi tarihinde o zamana kadar bir bu boyutta yaşanmamış bir skandalın merkezinde yer aldı. Facebook kullanıcılarının kişisel verilerini, kullanıcıların rızası olmadan toplayan Cambridge Analytica'nın bu bilgileri 2016 ABD Başkanlık seçimleri ve Brexit referandumu gibi siyasi kampanyalarda kullandığı ortaya çıktı.

Verilerin toplanmasında, Aleksandr Kogan adlı bir araştırmacının geliştirdiği "thisisyourdigitallife" adlı bir kişilik testi uygulaması kullanıldı. Bu uygulama, kullanıcıların kişisel bilgilerini ve arkadaş listelerini topladı ve bu verileri daha sonra Cambridge Analytica'ya sattı. Bu şekilde, şirket 87 milyondan fazla Facebook kullanıcısının kişisel verilerine erişti.

Bu skandalın ortaya çıkması, Facebook'un gizlilik politikaları ve kişisel verilerin kullanımı ile ilgili ciddi eleştirilere yol açtı. Bu olay, tüm dünyada veri gizliliği ve sosyal medya platformlarının güvenilirliği konularını gündeme getirdi ve şirketlerin kişisel verilere erişim ve kullanımı konusundaki mevzuata uyumu daha da önemli hale getirdi.

Cambridge Analytica, bu skandalın ardından büyük bir kamuoyu tepkisi ve sayısız yasal sorunla karşı karşıya kaldı. 2018 yılında şirket, iflas ve tasfiye süreçlerine girdi ve faaliyetlerini durdurdu. Bu olay, dünya genelinde veri gizliliği ve dijital platformların kullanımı ile ilgili mevzuatın gözden geçirilmesine ve güçlendirilmesine yol açtı.

Toplanan veriler kampanyalarda nasıl kullanıldı?

Cambridge Analytica, elde ettiği verileri, seçmenlerin politik tercihleri, ilgi alanları ve demografik özelliklerine ilişkin ayrıntılı profiller oluşturarak kullanıyordu. Bu profiller sayesinde, şirket hedeflenen seçmenlerin hassas noktalarını ve etkileşime açık olduğu konuları belirleyebilir ve bu bilgileri siyasi kampanyaların yararına kullanabilirdi.

Cambridge Analytica, toplanan verileri analiz ederek belirli seçmen gruplarını hedeflemek için aşağıdaki yöntemleri kullandı:

1) Mikro hedefleme: Şirket, seçmen profillerini kullanarak, belirli ilgi alanlarına, politik eğilimlere ve demografik özelliklere göre hedefli reklam kampanyaları düzenledi. Bu sayede, seçmenlerin kararlarını etkilemek için özelleştirilmiş mesajlar gönderilebildi.

2) Psikografik modelleme: Cambridge Analytica, toplanan verileri kullanarak seçmenlerin kişilik özelliklerini ve motivasyonlarını analiz etti. Bu analizlerle, seçmenlerin hangi tür iletişimin daha etkili olabileceğini belirlemek mümkün oluyordu.

3) Sosyal medya etkisi: Şirket, sosyal medya platformlarında kullanıcıların paylaşımlarını ve etkileşimlerini inceleyerek, hangi konuların ve mesajların daha fazla etkileşim ve ilgi çektiğini tespit etti. Bu bilgiler, sosyal medya reklam kampanyalarının daha etkili hale getirilmesine yardımcı oldu.

Cambridge Analytica, bu yöntemleri kullanarak 2016 ABD Başkanlık seçimleri ve Brexit referandumu gibi önemli siyasi kampanyalar için hizmet verdi. Şirketin topladığı veriler ve bu verileri nasıl kullandığına dair bilgiler ortaya çıktığında, dünya genelinde veri gizliliği ve etik konularında büyük bir tartışma başlatmış oldu.

İddiaların hepsi tam olarak kanıtlanamadı

Cambridge Analytica ile ilgili tam olarak kanıtlanmamış bazı önemli iddialar ise şunlar:

Seçim sonuçlarını etkileme: Cambridge Analytica'nın hedefli reklam kampanyaları ve psikografik modelleme sayesinde seçim sonuçlarını etkilediği iddia edildi. Özellikle 2016 ABD Başkanlık seçimleri ve Brexit referandumu gibi önemli siyasi olaylarda bu iddialar gündeme geldi. Ancak, şirketin seçim sonuçları üzerinde doğrudan ve belirgin bir etkisi olduğunu kanıtlayan kesin veriler yoktur.

Veri ihlalleri ve izinsiz kullanım: Cambridge Analytica'nın, Facebook kullanıcılarından izin almadan ve bilgilerini kullanarak milyonlarca kişinin verisini topladığı iddia edildi. Bu iddia, şirketin veri toplama yöntemlerine ve kullanımına yönelik etik kaygıları artırdı.

Yasa dışı kampanya harcamaları: Cambridge Analytica'nın, bazı siyasi kampanyaların yasa dışı harcamalarına ve koordinasyonuna yardımcı olduğu iddia edildi. Bu tür iddialar, şirketin yürüttüğü siyasi kampanyaların meşruiyeti konusunda endişeler yarattı.

Kirli politika ve kara propaganda: Cambridge Analytica'nın, rakip siyasi adayları karalamak ve kamuoyunu yanıltmak için sahte haberler ve yanıltıcı bilgiler yayma gibi kara propaganda yöntemlerini kullandığı iddia edildi. Bu tür iddialar, demokrasinin işleyişi üzerinde şirketin olumsuz etkisine dair endişeleri artırdı.

Gizli işbirlikleri ve etkinlikler: Cambridge Analytica'nın, bazı devletler ve istihbarat örgütleriyle gizli işbirlikleri içinde olduğu ve bu işbirliklerinin seçimleri etkilemek ve karar alma süreçlerine müdahale etmek için kullanıldığı iddia edildi. Bu tür iddialar, şirketin etkinliklerinin şeffaflığı ve yasalara uygunluğu konusunda şüpheler yarattı.

Ancak, bu iddiaların her biri için kesin kanıtlar bulunmamaktadır ve Cambridge Analytica'nın gerçek etkisi ve etkinlikleri konusundaki tartışmalar devam etmektedir.